• https://www.facebook.com/kozlukoyleriydd
  • https://twitter.com/KozluKyleriYdd

Coğrafi Yapı

Bitki Örtüsü

İl topraklarının % 52’si ormanlarla kaplıdır. Ormanlık alan Merkez ilçe, Devrek, Kdz.Ereğli, Alaplı ilçelerinde yoğunlaşmıştır. “180.000” ha’lık bu alanın % 94’ünü koruluk, & 6’sını da baltalık ağaçlar oluşturur.

ImageHer mevsim yağışlı geçen yörenin yükseklikleri iğne yapraklı (köknar, çam), daha aşağıları yayvan yapraklı (kayın, meşe, kestane, karaağaç, ıhlamur, kavak), akarsu kenarları da kavak, söğüt ağaçlarıyla kaplıdır. Bu ana yeşil dokuyu orman gülü, pırnal meşesi, çoban püskülü, defne, kocayemiş, kızılcık, kiraz, funda, ayı üzümü, kuşburnu, böğürtlen, dağ çileği, eğrelti otu orman altı bitli örtüsü tamamlamaktadır.

Zonguldak ve yöresi endemik bitki varlığı açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Gazi ve Abant İzzet Baysal Üniversiteleri’nin yaptığı araştırmaya göre, ilde ana vatanı /ana toprağı Zonguldak olan 51 çeşit endemik bitki bulunmaktadır. Bu bitkilerin bir kısmı yörenin antik çağdaki adları ile (phrygia, paphlagonica, galaticus, bithnicum, pontica) bir kısmı da mitolojik kaynaklardaki adları ile (Delphinium, olympica, heracleum...) bilinmektedir.
İklim
Zonguldak İli, ılıman Karadeniz ikliminin altındadır. Her mevsimi yağışlı ve ılık olan Zonguldak’ta kurak mevsime rastlanılmamaktadır. En fazla yağış sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür. İlde mevsimler ve gece-gündüz arasında önemli bir sıcaklık farkı bulunmamaktadır. Denizden iç kesimlere doğru gidildikçe, iklim biraz daha sertleşir.

Yıllık ortalama sıcaklıklarda il genelinde önemli bir farklılaşma yoktur. Turizm sezonu, güneşli günler sayısı açısından, Mayıs ayı sonu ile Ağustos ayı sonu arasındaki üç aylık dönemi kapsar. Yine bu aylar arasında deniz sıcaklığa da ortalama 20°C düzeyindedir.

Yıllık yağış ortalamasının 1234.96 mm olduğu Zonguldak’ta en çok yağışlı aylar 148.65 mm ile Aralık ve141.72 mm ile Ocak aylarıdır. Yağışlar, kıyılardan iç kesimlere doğru gidildikçe hem azalmakta hem de yağmurdan kara dönüşme özelliği göstermektedir. Zonguldak’ta en düşük nispi nem oranı % 70 olup, ortalama nispi nem oranı % 75’dir.
Ulaşım

a. Karayolu Ulaşımı

Zonguldak ülkemiz karayolu güzergahlarında bir geçiş yolu üzerinde değildir. İstanbul yönünden gelenler Düzce sapağından girip, mavi ile yeşilin birleştiği kıyı şeridini izleyerek, Ankara yönünden girenler ise Yeniçağa sapağından başlamak üzere bir orman denizinden geçerek il merkezine ulaşırlar. Zonguldak-Devrek-Ankara karayolu ile Zonguldak-Kdz.Ereğli-İstanbul karayolu devlet yolu, il içi bağlantıları sağlayan diğer yollar ise il yolu statüsündedir. İlimiz sınırları içinden geçen otoyol bulunmamaktadır. 

Zonguldak otobüs terminali kente 1 km uzaklıkta olup, ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleriyle sağlanmaktadır.

b.Demiryolu Ulaşımı


İlimizde demiryolu 1934-1937 yıllarında yapılmış olup, 29.10.1937 tarihinde işletmeye açılmıştır. 1997 yılında Karabük İlçesinin İl olması ile demiryolumuz 85 km.ye düşmüştür. İlimizin Ankara ve Karabük İlleri ile demiryolu bağlantısı mevcuttur. Her gün ilçelere 30, Ankara’ya 2 sefer olmak üzere toplam 32 tren seferi ile yolcu ve yük taşımacılığı yapılmaktadır. Zonguldak Gar ve Ambar Müdürlüğü Karabük, Işıkveren ve diğer yörelere kömür, demir, cevher, rulo saç ve eşya taşımacılığı yapmaktadır.
Zonguldak garına ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleri sağlanmakta olup, kent merkezine uzaklığı yaklaşık 1 km’dir.


c.Denizyolu Ulaşımı
 

1866 yılında inşa edilen ilk liman yerine, 1953’de bugünkü liman yapıldı. 1970’li yıllara dek yolcu taşımacılığına açık olan Zonguldak limanından, yalnızca Mayıs-Eylül aylarında İstanbul-Hopa arasında yolcu taşımacılığı yapan feribot sefer düzenlemekte, diğer zamanlarda ise yük taşımacılığı yapılmaktadır. 46 deniz mili kıyı uzunluğu olan ilde, Zonguldak ve Kdz.Ereğli limanları bulunmakta ve her iki liman da deniz sınır kapısı özelliği taşımaktadır.

d.Havayolu Ulaşımı 

İlk olarak 1946 yılında askeri amaçla yapılan Saltukova havaalanı, 1959 yılında kısa bir dönem sivil trafiğine açıldı. 1993 yılında yeniden inşasına başlanan ve 1999’da hizmete açılan havaalanı stol tipi olup, 1800 metre pist uzunluğuna sahiptir. Küçük tip, tarifesiz (charter) yolcu uçaklarına hizmet verebilecek düzeyde olan Saltukova havaalanı, bölgede havayolu şirketi bulunmaması nedeniyle hizmet dışı beklemektedir. 
En Çok Yetişen Sebze ve Meyveler

BAKLA
BEZELYE
NOHUT
FASULYE
MERCİMAK (Yeşil)
MERCİMAK (Kırmızı)
BÖRÜLCE
FİĞ
MISIR
DARI
ÇELTİK
KUŞYEMİ
MAHLUT
İlçelerimiz


Merkez İlçe

Merkez ilçe, ilin batısında, 637 kilometrekarelik bir alanda, Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Çatalağzı Termik Santralının üretim ve işletme sahalarıyla iç içedir. Karadeniz’de yaklaşık 17 kilometrelik kıyısı olan merkez ilçe, aynı zamanda çevresinde yer alan belde ve köylerin de istihdam, ticaret merkezidir.

ImageZonguldak, Kozlu, Kilimli ve Çatalağzı’da farklı yerel yönetimler bulunmasına karşın, hem birbirlerine yakınlıkları hem de benzer sorunları yaşamaları nedeniyle, ilgili belediyelerce 1971 yılında Zonguldak Metropoliten Planlama Örgütü kurulmuştur.

Merkez ilçe sınırları içinde kalan toprakların büyük bir bölümü jeolojik yapı, topografik özellikler ve mülkiyetten kaynaklanan sorunlar nedeniyle yerleşime elverişli değildir. Mevcut yerleşimler doğrudan kömür üretim bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Taşkömürü üretiminin yapıldığı maden ocakları, ağırlıklı olarak merkez ilçe sınırları içinde yer almaktadır.

Merkez ilçe sınırları içinde mağara, orman alanları, trekking alanları, termal kaynak, sahil bandı gibi turizme konu olabilecek büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Gökgöl Mağarası, Harmankaya ve Değirmenağzı Şelaleleri, Göldağı, Ulutan ve Milli Egemenlik orman içi dinlenme alanları, Türkali, Göbü, Kapuz ve Ilıksu plajları özellikle yöre halkının rağbet gösterdiği alanlardır.

Alaplı

İlçe topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Alaplı ilçesi, Alaplı Irmağı’nın denize döküldüğü alanda kurulmuştur.

İlkçağda Cales adıyla bilinen Alaplı’nın tarihi Kdz.Ereğli ile özdeş olup, kalıcı izler Cenevizlilere dayanmaktadır. Cenevizlilerce ‘Somakol’ (som altın kolları) adı verilen ilçe, 1326’da Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

ImageAlaplı Irmağı’nın oluşturduğu düzlüklerde buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve, fındık, ceviz yetiştirilmekte, büyükbaş-küçükbaşhayvan, kümes hayvanı yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı ve kıyılarda deniz balıkçılığı yapılmaktadır. İlçede son yıllarda iplik, tekstil, kereste, boru, profil, un ve fındık işleme fabrikalarının yanında, sandal, tekne ve gemi yapımı gibi endüstriyel faaliyetler de sürdürülmektedir.

Kocaman ve Belediye Plaj Tesisleri, Bölüklü Yayla, Kavukkavla piknik alanı yörenin en önemli turistik çekicilikleridir.

Çaycuma

İlin tarıma en elverişli bölgesi olan Filyos Vadisi içinde yer alan Çaycuma, daha önceleri Çarşamba adıyla Devrek’e bağlı bir bucak iken 1944 yılında ilçe oldu.

Buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve (seracılık), küçükbaş-büyükbaş hayvancılık, kültür balıkçılığı, Filyos beldesinde deniz balıkçılığı ilçenin önemli tarımsal ver hayvansal gelirlerini oluşturur.

İlçede, 1970 yılında açılan ve ülkemizin üçüncü büyük kağıt fabrikası ola SEKA Çaycuma Kağıt ve Selüloz Fabrikası, Filyos Ateş Tuğla Fabrikası gibi kamu yatırımlarının yanında, tuğla, kiremit, briket, kireç, kereste, kum-çakıl, un, yem, konserve, süt ürünleri fabrikaları da bulunmaktadır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi, Saltukova Havalimanı gibi son dönemde faaliyete giren tesisler, bölge halkının geleceği açısından önem taşımaktadır.

İlçenin en eski yerleşim birimi olan Filyos (Teion, Billaios), Filyos Çayı’nın Karadeniz’e döküldüğü alanda kurulmuştur. Filyos, MÖ 3. yüzyılda ticari amaçla kurulmuş bir Milet kolonisidir. Kent ilkçağda Karadeniz’in kuzeyinden getirilen malların boşaltıldığı önemli bir ticaret merkeziydi. Çeşitli dönemlerde Roma, Bizans ve Cenevizlilerin hüküm sürdüğü beldede kale, açık hava tiyatrosu, su kemerleri, antik liman mendireği gibi kalıntılar bulunmaktadır.

Devrek

Doğusunda Yenice, batısında Kdz.Ereğli ve Alaplı, kuzeyinde Gökçebey ve Zonguldak, güneyinde Mengen ile komşu olan Devrek, Batı Karadeniz Dağları ile Bolu Dağları arasında kalan dalgalı ve yer yer yüksek bir arazi üzerinde kurulmuştur.

Topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı Devrek’te doğal yetişen kızılcık, mantar gibi orman altı bitkilerinin yanı sıra buğday, arpa, çavdar, mevsimlik meyve-sebze yetiştiriciliği, seracılık, kümes ve büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı, kültür mantarcılığı gibi alanlarda üretim yapılmaktadır.

Kereste, yonga, levha-sunta, mermer, kireçtaşı, çivi, lastik ürünleri fabrikaları yörenin endüstriyel alandaki belli başlı yatırımlarıdır.

Bastonculuk yörenin simgesi olmuş el sanatlarındandır. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi olan ve gövdesinde kızılcık, sapında ise genellikle ceviz ağacının kullanıldığı baston yapımcılığı günümüzde daha da geliştirilerek sürdürülmektedir.

Yedigöller Milli Parkı, Bostandüzü orman içi dinlenme alanı ve Milli Egemenlik Parkı yörenin en önemli rekreaktif alanlarıdır. Akarsularda olta balıkçılığı, orman alanlarında ise kara avcılığı yapılmaktadır.

Gökçebey

Zonguldak-Ankara demiryolu üzerinde bulunan ve geçmişte Tefen Bucağı adıyla Devrek İlçesi’ne bağlı olan Gökçebey, 1990 yılında ilçe olmuştur.

İlçe son yıllarda sanayi alanında görülen yatırımlarla dikkati çekmektedir. Panel radyatör, seramik, yapı elemanları, kum-çakıl, kereste, deterjan, un, çiçekyağı fabrikaları, ilçenin önemli istihdam alanlarıdır.

Pamukdüzü, Kabalaklı, Çamlık gibi yerler yörenin başlıca piknik ve mesire yerleridir. Bakacakkadı beldesinde faaliyete başlayan 100.Yıl Atatürk Hizmet Köyü, yeme-içme tesisleri, konaklama tesis, havuz, spor tesisleri, yürüyüş ve piknik alanları gibi aktiviteleriyle ilimizin en göze çarpan turistik tesisi görünümündedir. Asar Tepesi ve Gaziler Köyünde kale, sütun ve mezar kalıntıları, Hacı Musa beldesinde ise ağaç işçiliğinin ürünü olan Herkime Evleri bulunmaktadır.

Kdz.Ereğli

ImageDoğal bir liman konumundaki Kdz.Ereğli, Megaralı ve Marıandynli kolonilerce kurulmuş, daha sonra adı Herakleia Pontica olmuştur. Frig, Kimmer, Lidya, Asur, Med, Makedonya, Roma, Bizans, Ceneviz ve Selçuklu uygarlıklarına mekan olan ilçe, 1320 tarihinde Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Kdz.Ereğli yakınlarındaki Köseağzı mevkiinde kömürün bulunması ve maden ocaklarının işletmeye açılmasıyla birlikte yöre önem kazanmış, 1960’ta ülkemizin ikinci büyük demir çelik fabrikası olan Erdemir’in açılmasıyla bir sanayi kenti kimliğine kavuşmuştur.

İlçede antik çağdan ve daha sonraki uygarlıklardan kalan birçok tarihsel kalıntıya rastlamak hala olasıdır. Kale, sur duvarları, su kemerleri, deniz feneri, su sarnıcı, Ayasofya kilisesi, Bizans kilisesi, Halil Paşa Konağı, Hoca Nasrullah Efendi türbesi kentin tarihsel / kültürel geçmişinin izlerini taşımaktadır. Yarı tanrı Herakles’in (Herkül) Kerberus’la savaşımına mekan olan Cehennemağzı Mağaraları, hem ilkçağın önemli kehanet merkezi, hem de ilk Hıristiyanların gizli ibadet yeri olması gibi özelliklere sahiptir.

Kent içindeki parklar, Kırmacı,Çeştepe mevkileri, Kızılcapınar ve Gülüç baraj gölü çevresi, Belediye ve Erdemir plajları,Çavuşağzı, Kireçlik, Kandilli sahilleri yöre halkının rağbet ettiği başlıca rekreasyon yerleridir.

 
Tarihi ve Turistik Yerler


Deniz Turizmi

Plajlar, Doğal Kumsallar : İlin sahip olduğu yaklaşık 80 km’lik kıyı şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu, Kireçlik, Armutçuk, Kdz.Ereğli, Mevreke, Alaplı ve Kocaman mevkiileri yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır. Bunlardan, Filyos, Kapuz, Ilıksu, Ereğli Askeri plajı, Ereğli Belediye Plajı, Erdemir Plajı ve Alaplı Belediye Plajı duş, kabin, WC, büfe, ilkyardım gibi ünitelere sahip plajlardır. Bu plajların bazılarında çay bahçesi, lokanta gibi hizmetler de sunulmaktadır. Plajların sağlığı, güvenliği ve çevresel eğitimi amacıyla yürütülmekte olan Mavi Bayrak Kampanyası kapsamında, Filyos, Türkali, Kapuz, Ilıksu, Ereğli Belediye, Erdemir, Alaplı Belediye, Kocaman ve Ereğli Askeri plajlarında sürekli olarak deniz suyu analiz çalışmaları yapılmaktadır.

ImageGöller : İl sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır. Merkezde Ulutan Baraj Gölü (114 ha), Kdz.Ereğli’de Kızılcapınar Baraj Gölü (240 ha) ve Gülüç Baraj Gölü (127 ha), Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti (20 ha) ile Karapınar beldesinde bulunan Çobanoğlu Göleti (18 ha) içme suyu ya da sanayi amaçlı yapay göllerdir. Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak kullanılmaktadır.

Çağlayanlar : Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde Değirmenağzı ve Kdz.Ereğli’de Güneşli Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Kongre Turizmi

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi’nce 1978 yılından bu yana düzenlenmekte olan “Türkiye Kömür Kongresi” İlimizde yapılmaktadır. Kömür madenciliğinde bilim ve pratik deneyimin kaynaştırılmasını amaçlayan bu kongre kapsamında, arama, değerlendirme, işletme, zenginleştirme, enerji politikaları ve çevre sorunları ele alınmaktadır.

Termal Turizm 

Ilıksu Kaplıcası : Zonguldak-Kdz.Ereğli karayolu üzerinde ve Kozlu beldesine bağlı Aşağıçayır Köyü sınırları içindedir. Kaplıcanın su debisi 10 lt/sn, sıcaklığı ise 27 derecedir. Termal su içme tarzında kullanıldığında, mide, bağırsak ve karaciğer safra yolları üzerinde, dış uygulamada ise (banyo tarzında) içerdiği radyoaktif elemanlar sayesinde ağrılı sendromlarda olumlu etkisi görülmektedir. Ilıksu Kaplıcası, İl Özel İdaresi tarafından yatırım programına alınmış olup, şu anda kaplıca üzerinde ya da çevresinde herhangi bir tesis bulunmamaktadır.

Eko Turizm

ImageYayla Turizmi : İlimiz Alaplı ilçesi Gümeli beldesi yakınlarındaki Bölüklü Yayla, gerek halen yöre halkınca yürütülen yaylacılık geleneğiyle, gerekse yayla turizmi için uygun potansiyeliyle bu anlamda değerlendirilmesi Valiliğimizce gündeme alınmış bir mekandır.

Foto Safari : Zonguldak, su + yeşil kombinasyonu yönünden oldukça zengin bir ildir. Orman alanları, akarsu boyları, mağaraları, vb. doğal güzellikler foto safari için uygun yerlerdir. Bostandüzü, Göldağı, 100.Yıl ormaniçi dinlenme alanları; Harmankaya, Güneşli, Değirmenağzı dereleri ve şelaleleri; Gökgöl, Sofular, Kızılelma, Cumayanı mağaraları; Bölüklü Yayla, Bacaklı Yayla gibi alanlar foto safari yapmak isteyenler için eşsiz güzelliklere sahiptir.

Botanik (Bitki İnceleme) Turizmi : İl topraklarının büyük bir bölümünün ormanlarla kaplı olması nedeniyle, yöre ormanaltı bitkisi ve endemik yönünden de oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Bu konuda yapılan araştırmalara göre, ilde ana toprağı Zonguldak olan 51 çeşit endemik bitki bulunmaktadır. Bu bitkilerin bir kısmı antik çağdaki adları ile (phrygia, paphlagonica, pontica), bir kısmı da mitolojik kaynaklardaki adları ile (Delphinium, heracleum, olympica) bilinmektedir.Bu biyolojik çeşitliliğin turizm alanında kullanılması amacıyla, Bakacakkadı 100.Yıl Hizmet Köyü bünyesinde bir Bitki Müzesi kurulması için Valiliğimizce proje hazırlanmıştır.

Kamp - Karavan Turizmi : İlimizde kamp-karavan turizmi için uygun standartlara göre inşa edilmiş mekanlar bulunmamaktadır. Ancak Bostandüzü, Göldağı, !00.Yıl, Kocaman, Milli Egemenlik gibi bazı orman içi dinlenme alanları su, elektrik, WC gibi altyapı ünitelerine sahiptir. Bu alanlar özellikle yaz aylarında günübirlikçi ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşmaktadır.

Doğal Anıt, Anıt Ağaçlar : Devrek, Çaycuma ve Kdz.Ereğli kent merkezlerinde yaşı 500’ün üstünde olduğu sanılan anıt ağaçlar vardır. Kdz.Ereğli Çeştepe Mevkiindeki fıstık çam ağaçları, ilçe merkezindeki sekiz adet tarihi çınar ağacı doğal anıt olarak il envanterine alınmış olup, tescillidir.

Mağara Turizmi : Mağara oluşumu yönünden ülkemizin en zengin yörelerinden biri olan Zonguldak’ta ilk speleoloji çalışmaları 1970’li yılların başında başlamıştır. Bugüne kadar yerli ve yabancı birçok mağarabilimcinin araştırma yaptığı Zonguldak mağaraları daha önceleri bilimsel ve sportif amaçlı geziler için kullanılmıştır.

Kızılemla Mağarası : Merkez İlçe Kilimli Bucağı Gelik Mahallesi Ayiçi Mevkiinde bulunan Kızılelma Mağarası6.250 metre uzunluğunda olup, ülkemizin ikinci uzunmağarasıdır. Cumayanı Mağarası ile aynı karstik sistem içinde yer alır ve aktif bir mağaradır. Mağaranın ortasındaki 85 metrelik kuyu, baca havalandırma görevi görmektedir. Gölü, kumlu-çakıllı plajları, salonları galerileri ve mağara sporu yapanlar için eşsiz bir doğa harikasıdır.

ImageGökgöl Mağarası : Zonguldak-Ankara karayolu üzerinde Zonguldak’a 3 kmuzaklıktadır. 3250 metre uzunluğuyla yurdumuzun beşinci uzun mağarasıdır. Fosil kısmı, diri mağara ve yarı aktif yan kollar olmak üzere üç bölümden oluşan mağara; akarsuyu, gölü, galerileri, sarkıt, dikit, travertenleri ve milyonlarca yıllık mercan fosilleriyle gerçek bir doğa harikasıdır. Tarihçi Heradot’un “Mısır Nil’in armağanıdır” sözünü; speologlar, “Gökgöl Mağarası doğanın Zonguldak’a armağınıdır.” Biçiminde değiştirerek bu mağaranın farklı oluşumlar içerdiğini vurgularlar.

Sofular Mağarası : Eski Zonguldak Çaycuma karayolu üzerinde Sapça Köyü Sofular vadisindedir. Toplam uzunluğu 1500 metre olan mağarada; tavan yüksekliği, muhteşem salonu ve salondaki ters avize biçimindeki oluşumları, sarkıt, dikit ve travertenlerin sunduğu manzara görülmeye değer yeraltı güzelliklerindendir.

İnağzı Mağarası : Zonguldak Kilimli karayolu ve demiryolu üzerinde İnağzı Mahallesindedir. Toplam uzunluğu 1.400 metre olan İnağzı Mağarası, prehistorik özellikler de taşımaktadır. İlk 60-70 metresinde geniş bir galeri oluşturan mağaradaki oluşumlar masallardaki fildişi saraylarını anımsatır.

Çayırköy Mağarası : Eski Zonguldak Çaycuma Karayolu üzerinde Çayır Köyü mevkiindedir.1300 metre uzunluğundaki mağara, botla gezilebilecek kadar geniş alanları olan bir yeraltı nehrine sahiptir. Nehrin mağara ağzında oluşturduğu göllenmelerde alabalık bulunmaktadır.

Geçmişte (M.Ö. 1200 yılları) mağaradan çıkan suyun kanallarla Hisarönü’ne aktarıldığını kanıtlayan tarihi su yolu antik Tion (Hisarönü) şehri uygarlığının bir mirasıdır.

Cumayanı Mağarası : Merkez Çatalağı bucağı Cumayanı Mahallesindedir.1085 metre uzunluğunda olan mağaranın biri kuru, diğeri sulu olmak üzere iki ağzı vardır. Geniş bir alana yayılan travertenler, dev sarkıtlar ve yeraltı deresinin oluşturduğu göllenmeler, kumsallar mağaraya özgün bir kimlik kazandıran jeolojik, jeomorfolojik oluşumlardır.

Ilıksu Mağarası : Zonguldak-Kdz.Ereğli karayolu üzerinde Ilıksu mevkiindedir. 800 metre uzunluğunda aktif bir mağaradır. Çok dar ve su çıkan bir ağzı olan Ilıksu Mağarasında sifondan sonra gelen salonu oldukça büyüktür. Geniş bir alana yayılan travertenleri Ilıksu Mağarasına ayrı bir güzellik kazandırmıştır.

Erçek Mağarası : Zonguldak-Ankara karayolu üzerinde Erçek Mahallesindedir. Mağaraya çok rahat, az meyilli kuyu inişi ile girilir. Kuyunun sonunda sağa ve sola iki galeri ayrılır. İlerlemenin zorlukla yapıldığı sol kolda 4-5 metrelik bir sifondan sonra mağaradaki tüm oluşumların yer aldığı salon gelir.

İncivezaltı Mağarası : Alaplı İlçesi sınırlarında yer alan İncivez Mağarası’nda bugüne kadar araştırma yapılmadığı için eldeki bilgiler yetersizdir.

Cehennemağzı Mağaraları : Kdz.Ereğli’nin eskiden Ayazma olarak bilinen İnönü Mahallesindedir. Batılı kaynaklarda Akheron (Acheron) Mağaraları olarak geçen, mitolojide yeraltı tanrısı Lades’in ülkesine açılan yollardan biri olan Cehennemağzı Mağaraları üç mağaradan oluşmuştur.

Birinci Mağara (Kilise Mağarası) : 18 metrelik bir ağzı 3-4 metre yüksekliği olan büyük bir salondan oluşur. Mağaranın tabanında 5 metrelik bir zemin mozayiği duvarlarda kandil yuvaları (niş) bulunmaktadır. Hristiyanlığın yasak olduğu dönemlerde ilk hristiyanların gizli ibadet yaptıkları bu İnanç Turizmi anlamında değerlendirilebilecek özellikler taşımaktadır.

İkinci Mağara : Birinci mağaranın 80-100 m kuzeydoğusunda bulunan mağara günümüzde Kocayusuf Mağarası olarak bilinir. Dar, merdivenli ama kolay bir girişten yaklaşık 7 metre yüksekliği olan bir salonuna geçilir. Salonun önemli bir kısmı gözle kaplıdır. Söylentiye göre göl, Amasra’da bulunan bir yeraltı suyuyla bağlantılıdır. Yarı tanrı Herkül Hades’in ülkesini bekleyen canavar Kerberus’u bu mağarada zincire vurmuştur.

Tarihçi Xenephon,Rodoslu ozan Apollonuis ve ünlü ozan Hesiodos yapıtlarında yer alan bu olay Herakles’in gerçekleştirdiği on iki işten biridir. Mitolojiye göre bu mağara aynı zamanda kehanet tanrısı Apollon’un Anadolu’daki önemli kehanetgahlarından biridir.

Üçüncü Mağara : Birinci mağaranın 100 metre ilerisinde, yol kenarında bulunan bu mağarada iki salon; salonun sonunda derinliği bilinmeyen bir göl bulunmaktadır.

Turizm Amaçlı Sportif Faaliyetler

Av Turizmi : İlimiz av ve yaban hayatı anlamında da çeşitlilik ve zenginlik göstermektedir. Özellikle Merkez, Devrek, Gökçebey ve Kdz.Ereğli civarında bulunan orman alanlarında ayı, domuz kurt, tilki, porsuk- çakal- dağ keçisi, sincap, karaca, tavşan, gibi yaban hayvanları ve yaban ördeği, yaban güvercini, çulluk, bakal gibi kuş türleri avlanmaktadır. Akarsularda sazan, alabalık, karabalık ve mercan, denizde ise istavrit, hamsi, mezgit, palamut, barbunya gibi balıklar avlanmaktadır. Yaban hayatına yönelik avlanma daha çok hobi ya da boş zaman faaliyeti olarak yapılmakta iken, denizlerde yapılan avlanma ise ticari amaçlı olarak gerçekleştirilmektedir.

Bisiklet Turları : Kdz.Ereğli Bisiklet Sevenler Derneği ve Bisiklet Federasyonu Zonguldak Temsilciliğince, Kdz.Ereğli çevresinde bisikletli doğa gezileri düzenlenmektedir. Ereğli-Armutçuk Gökçeler yönünde hem bisiklet gezisi için uygun eğime sahip yol hem de yol güzergahı boyunca tarihsel değerleri ve doğal güzellikleri görme / izleme olanağı bulunmaktadır.

Sportif Amaçlı Olta Balıkçılığı : Deniz ya da akarsularda yapılan olta balıkçılığı, İlimizde daha çok boş zaman faaliyeti olarak gerçekleştirilmektedir. Başta Karadeniz’de olmak üzere, Ulutan Baraj Gölü, Kızılcapınar Baraj Gölü ile Filyos Irmağı, Devrek Çayı, Gülüç Çayı ve Alaplı Çayı olta balıkçılarının rağbet ettiği başlıca yerlerdir. Ayrıca Bostandüzü, Ilıksu mevkiilerinde bulunan dereler de bu amaçla en çok ilgi gören noktalardır.

Dağ Doğa Yürüyüşü : Dağlık ve ormanlık bir alandan oluşan Zonguldak coğrafyasında yükseltiler 2000 metreyi aşmamaktadır. Dört mevsim yeşil kalabilen, aralarında küçük akarsu ve köyler olan bu dağlık alanlarda yürüyüş yapmak ve dinlenmek için, özellikle hafta sonlarında, yöre sakinleri doğaya koşmaktadır. Alaplı’da Bacaklı Yayla, Bölüklü Yayla ve Kız Kulağı Yaylası, Merkezde Göldağı, Esenlik, Beycuma Yayla Mevkii, Devrek’de Bostandüzü, Dirgine Vadisi ve Yedigöller, Gökçebey’de Pamukdüzü Mevkii dağ doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin en fazla ilgi gösterdiği noktalardır. Ayrıca, Harmankaya, Güneşli ve Değirmenağzı şelalelerinin bulunduğu doğal güzergah da, trekking amaçlı gezilerde ilk akla gelen yerlerdir.

Yaylalar

Altyaylası Tepesi (710 m), Göldağı (771 m), Kantar Tepe (905 m), Orhan Tepe (920 m), Baba dağı (1120 m), Soğukoluk Tepesi (1268 m), Kızıl Tepe/Kızıltaş (1468 m), Bacaklıyayla (1637 m) İl’in bilinen yükseltileridir. Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının altında zengin taşkömürü yatakları vardır.
Tepeler


1- Dağlar :

Ağırlıklı yeryüzü oluşturan dağlar; kuzey kesimlerinde 1000 metreyi bulmazken, orta kesimlerde 1200 metreyi aşmakta, güneyde ise yer yer 2000 metreye kadar ulaşmaktadır. Dağlar kıyıya koşut üç sıra oluşturulduğundan kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçleşir.

Altyaylası Tepesi (710 m), Göldağı (771 m), Kantar Tepe (905 m), Orhan Tepe (920 m), Baba dağı (1120 m), Soğukoluk Tepesi (1268 m), Kızıl Tepe/Kızıltaş (1468 m), Bacaklıyayla (1637 m) İl’in bilinen yükseltileridir. Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının altında zengin taşkömürü yatakları vardır.

Akarsular

2-Vadiler, platolar, Ovalar:

ImageZonguldak il toprakları sık bir vadi ağıyla parçalanmıştır. Bu vadiler kimi kesimlerde genişleyerek düzlükler oluşturulmasına karşın, ilde büyük denebilecek bir ova yoktur. İldeki ovalar genellikle, akarsuların denize döküldüğü kesimlerde kıyı boyunca yer yer daralıp genişleyen alçak düzlüklerle (kıyı ovaları), dağların eteklerinde ve aralarında geniş bir alana yayılmış yüksek düzlüklerden oluşur.

Filyos Çayı Vadisi : İlin en büyük ve en önemli vadisi olup Filyos Çayı boyunca uzanırGenişliği yer yer 300-400 metreyi bulan bu vadi Çaycuma ilçe merkezinde Çaycuma Düzlüğün, Saltukova/Kokaksu-Hisarönü mevkiinde Filyos Düzlüğünü oluşturur.

Filyos Çayı Vadisi için geliştirilen “Filyos Projesi” Ülkemizin GAP’tan sonra gerçekleştireceği en büyük yatırımdır. İlin gelişimi ve geleceği bu projeye endekslenmiştir.Alaplı Irmağı Vadisi : Yer yer 600-700 mgenişleyen ve kıyıdan 14-15 kilometre kadar içeriye giren bu vadi ilin ikinci büyük vadisidir. Geniş tabanla bir vadi olan Alaplı Irmağı Vadisi, Alaplı Irmağının sık yatak değiştirmesiyle zaman zaman taşkınlara uğrar.

Gülünç (Gülünç) Irmağı Vaadisi :Yöredeki birçok dere, Kdz.Ereğli ilçe merkezinde genişleyerek Kdz.Ereğli düzlüğünü oluşturur.

Üzülmez Deresi Vadisi : Güneyden kuzeye doğru, Üzülmez Deresi etrafında yer alan vadinin yamaçlarında Zonguldak kenti kurulmuştur. Bu nedenle Zonguldak Vadisi olarak da adlandırılır.

3- Kıyılar :

ImageKaradeniz boyunca uzanan kıyı şeridinin tek önemli girintisi Kdz.Ereğli yakınındaki Baba Burnu’dur. Doğuda Sazköy’den batıda Alaplı ilçe sınırına uzanan 80 kilometrelik kıyı bandında yer alan pek çok doğal plaj (koy) ve kumsal alanlar yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı mekanlardır.

4- Akarsular :Sürekli ve bol yağış alan Zonguldak, akarsular bakımından oldukça zengindir. İldeki akarsular kış, bahar aylarında bol su taşır ve bu suların tümü Karadeniz’e dökülür. Zonguldak’taki akarsu havzalarının toplam su potansiyeli 3.664 hm3/yıl olup, bu akarsuların oluşturduğu toplam yağış alanı 15.942 kilometrekaredir.Filyos, Gülünç (Gülünç) Çayı; Devrek, Alaplı Irmakları; Üzülmez, kozlu Dereleri yörenin bilinen akarsu kaynaklarıdır. Ayrıca Küçükağız, İnağzı, Değirmenağzı, çavuiağzı, Köseağzı, İncivezağzı ve Mevrekeağzı gibi adlarla anılan koylara, kıyılara irili ufaklı pek çok dere akmasına karşın yaz mevsiminde bu derelerin oluşturduğu kanyonların suyu azalmaktadır.

Üzülmez ve Kozlu Dereleri : İlin küçük akarsularından olan bu derelerin taşıdığı su miktarı oldukça düşüktür. Üzülmez Deresi kent merkezinde, Kozlu Deresi Kozlu Bucağı’da Karadeniz’e dökülür.

Filyos Çayı (Yeniçe Irmak) : Bolu İlin’de, Aladağ’dan doğan Filyos Çayı akış yönünden Çankırı-Kastamonu il sınırını oluşturmakta ve Karabük il sınırını geçtikten sonra Zonguldak ili topraklarında Devrek Çayı ile birleşen çayın toplam uzunluğu 228 kilometredir.

Alaplı Irmağı : Kdz.Ereğli’ye bağlı Ormanlı Bucağı’nın güneyinde 710 metre yükseklikteki Atyaylası Tepesinden doğan oldukça düzensiz akan Alaplı Irmağı’nın vadi tabanı kimi kesimlerde 600 metreyi aşar. Vadi boyunca basmakla yaparak akan ırmak, ilkbaharda bol su taşır, yazın suyu azalır, yer yer kururur.Gülünç (Gülünç) Irmağı : Zonguldak-Devrek sınırındaki Hörgüç civarında doğan ırmak, birçok dere, dereceğin sularıyla beslenerek Gülünç mevkiinde Gülünç Irmağı adını alır.Devrek Irmağı : Bolu dağlarından kaynaklanan bu akarsu birçok dere, derecikle beslenerek Devrek ilçesinde Devrek adını alır ve ilçe sınırları dışında Filyos Çayı ile birleşir. Debisi sabit, su kalitesi yüksek olan ırmaktan fiziksel ve kimyasal kirlenme yok denecek kadar azdır.5- Baraj Gölleri, Göletler :İl sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır. Kdz.Ereğli’de Kızılcapınar, Gülünç; Zonguldak Merkezde Kozlu-Ulutan (Ulutan) baraj gölleri ve Çatalağzı Dereköy Göleti İlin bilinen yapay gölleridir.Kızılcpınar Baraj Gölü : Kdz.Ereğli’ye 21 kilometre uzaklıkta Kızılcapınar Köyünde Aydınlar Çayı üzerinde kurulmuştur. “240” ha büyüklüğündeki bu yatay göl, Erdemir (Ereğli Demir Çelik) Fabrikası’nın kullanma suyunu karşılamaktadır. 


Gülünç Baraj Gölü :
 Kdz.Ereğli’ye 4 kilometre uzaklıkta gülünç mevkiinde Aydınlar Çayı üzerinde kurulan Gülünç Baraj Gölü “127” ha büyüklüğündedir.

Ulutan (Ulutan) Baraj Gölü : Zonguldak merkezine 7 kilometre uzaklıkta bulunan Ulutan Barajı, Kozlu ve Üzülmez Derelerinin yan kollarının toplandığı Ulutan merkezinde kurulmuştur. “114” ha’lık bir su alanını içeren baraj gölü, Zonguldak Metropoliten Belediyeler Birliği’ne bağlı belediyelerin su gereksinimini karşılar.

Dereköy Göleti :Çatalağzı’na 1 kilometre uzaklıkta bulunan bu gölet “20” ha büyüklüğünde olup, Çatalağzı Termik Santrali’nin su ihtiyacı için kurulmuştur.

Ovalar

1- Dağlar :
Ağırlıklı yeryüzü oluşturan dağlar; kuzey kesimlerinde 1000 metreyi bulmazken, orta kesimlerde 1200 metreyi aşmakta, güneyde ise yer yer 2000 metreye kadar ulaşmaktadır. Dağlar kıyıya koşut üç sıra oluşturulduğundan kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçleşir.

Altyaylası Tepesi (710 m), Göldağı (771 m), Kantar Tepe (905 m), Orhan Tepe (920 m), Baba dağı (1120 m), Soğukoluk Tepesi (1268 m), Kızıl Tepe/Kızıltaş (1468 m), Bacaklıyayla (1637 m) İl’in bilinen yükseltileridir. Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının altında zengin taşkömürü yatakları vardır.

 

Türbe ve Mezarlıklar


Zonguldak Türbe ve Mezarlıkları 



Karadeniz Ereğli’sinde XIX. yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olan Aktaş Şeyhi Türbesi ile Seyit Nasrullah Efendi türbeleri sanat tarihi ve mimari yönden herhangi bir özellik taşımamaktadırlar. 


Karakoçlu’da Beylik Mezarı (Devrek) 

Zonguldak ili Devrek ilçesi Karakoçlu Köyü Güney Mahallesi’nde, Köristan Mevkiindeki mezarın ismi bilinmeyen bir beye ait olduğu sanılmaktadır. Bunu belgeleyecek kitabe veya kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır. 

Mezar anıtı moloz ve büyük boy blok taşlardan, kareye yakın planlı olup, üzeri bir çatı ile örtülmüştür. 


Kral Mezarlığı (Devrek) 

Zonguldak ili Devrek ilçesi Akçasu’da tarlalar arasında bulunan bu mezar anıtının bir yöneticiye ait olduğu sanılmaktadır. Ancak onunla ilgili kaynaklarda bir bilgiye rastlanmamıştır. 

Mezar anıtı kesme taştan iki ayrı oda halindedir. Günümüze iyi bir durumda gelen bu anıtın içerisinde herhangi bir kalıntı veya buluntuya rastlanmamıştır.

 


 

 



 


 

 

 


Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret81474
Namaz Vakitleri

Haberler
Zonguldak Haberleri
Hava Durumu
Anlık
Yarın
26° 28° 19°